İMEAK DTO Şubat 2026 IMO Bülteni
SİRKÜLER NO: 23.1 / 88-56 = 12/02/2026
İMEAK Deniz Ticaret Odası’ndan alınan ilgi yazıda;
‘’Uluslararası Denizcilik Örgütü (International Maritime Organization-IMO) tarafından yayımlanan güncel gelişmeler, haberler ve duyurular derlenerek bilgilendirme amacıyla aşağıda sunulmaktadır.
1. BBNJ Anlaşması Yürürlüğe Girdi
Ulusal Yetki Alanları Dışındaki Biyoçeşitliliğin Korunması ve Sürdürülebilir Kullanımına İlişkin (Biodiversity Beyond National Jurisdiction-BBNJ) Anlaşma, uluslararası sulardaki deniz biyoçeşitliliğinin sürdürülebilir kullanımını hedeflemektedir.
Dünyanın uluslararası sulardaki deniz yaşamını korumaya yönelik ilk küresel anlaşması, 17 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girerek, açık denizlerdeki deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve yönetimi için hukuken bağlayıcı kuralları getirmiştir.
Resmi adı “Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi Kapsamında Ulusal Yetki Alanı Dışındaki Alanların Deniz Biyolojik Çeşitliliğinin Korunması ve Sürdürülebilir Kullanımı Anlaşması” olan bu antlaşma aşağıda yer alan konuları kapsamaktadır.
* Edinilecek faydaların adil ve hakkaniyetli paylaşımı da dahil olmak üzere deniz genetik kaynakları,
* Deniz koruma alanlarını da kapsamak üzere, alan bazlı yönetim araçları gibi tedbirler,
* Çevresel etki değerlendirmeleri,
* Kapasite geliştirme ve deniz teknolojisi transferi.
BBNJ Anlaşması’nın yürürlüğe girmesini memnuniyetle karşılayan Uluslararası Denizcilik Örgütü (International Maritime Organization-IMO) Genel Sekreteri Sayın Arsenio DOMINGUEZ; “Dünya, ülkelerin ortak bir vizyonla bir araya gelerek okyanusları sürdürülebilir şekilde yönetmeyi ve faydalarının tüm insanlık arasında adil biçimde paylaşılmasını sağlayacak bir çerçeve oluşturabileceğini göstermiştir. Şimdi bu kuralları hayata geçirmek için birlikte çalışmaya devam etmeliyiz. IMO, kendi uzmanlık alanı dahilinde BBNJ’nin uygulanmasını desteklemeye hazırdır.” ifadelerini kullanmıştır.
Açık Denizlerde Deniz Taşımacılığı ve Deniz Çevresinin Korunması
Dünya okyanuslarında sefer yapan gemiler, seyirleri boyunca geçerli olan sıkı çevresel, emniyet ve güvenlik kurallarına tabidir.
IMO, bayrak, kıyı ve liman devleti denetimi yoluyla uygulanan, deniz taşımacılığının okyanusların sürdürülebilir kullanımın desteklemesini teminen 50’den fazla küresel ölçekte bağlayıcı sözleşme ve düzenleme geliştirmiştir.
Ulusal yetki alanları ötesindeki deniz biyolojik çeşitliliğinin korunmasına etkin biçimde katkı sağlayan IMO düzenlemeleri arasında;
* Denizlerin Gemiler Tarafından Kirletilmesinin Önlenmesine Ait Uluslararası Sözleşme (MARPOL),
* Potansiyel olarak istilacı sucul türlerin taşınmasını önlemeyi amaçlayan Balast Suyu Yönetimi Uluslararası Sözleşmesi,
* Denize atık boşaltımını düzenleyen Londra Sözleşmesi ve Protokolü yer almaktadır.
Halihazırda, gemi gövdesi kirlenmesi (biofouling) konusuna yönelik olarak yeni bir hukuken bağlayıcı çerçevenin geliştirilmesine devam edilmektedir. Bu çerçeve, istilacı sucul türlerin taşınmasını en aza indirmeyi hedeflemektedir.
Buna ek olarak IMO, özellikle Hassas Deniz Alanları (Particularly Sensitive Sea Areas-PSSAs), Özel Alanlar ve Emisyon Kontrol Alanları (Emission Control Areas-ECAs) gibi çok sayıda koruyucu önlemi kabul etmiştir. Ayrıca IMO tarafından deniz yaşamının gemi kaynaklı sualtı gürültüsünden korunmasına yönelik rehberler yayımlanmıştır.
BBNJ Anlaşması, uzun yıllar süren müzakereler ve hazırlık çalışmalarının ardından Haziran 2023’te kabul edilmesini müteakip yürürlüğe girmiştir. Bugüne kadar 80’den fazla ülke Anlaşmayı onaylamıştır. (Kaynak: IMO Web Sitesi)
2. Asya Ülkeleri Deniz Plastik Atıklarıyla Mücadelede Bölgesel Eylemleri Güçlendiriyor
Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) OceanLitter Programı kapsamında, denizlerden kaynaklanan plastik atıklarla mücadele kapasitesinin artırılması ve deniz çevresinin korunmasına yönelik bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi amacıyla, yedi Asya ülkesinden temsilcilerin katılımıyla Hindistan’ın Kochi kentinde 8–12 Aralık 2025 tarihleri arasında bir dizi toplantı ve eğitim faaliyeti gerçekleştirilmiştir. Etkinlikler, denizcilik ve balıkçılık sektörlerinden kaynaklanan plastik atıkların önlenmesi ve azaltılmasına yönelik ulusal önceliklerin desteklenmesini ve bölgesel düzeyde koordineli eylemlerin geliştirilmesini hedeflemiştir. Bu kapsamda, RegLitter Projesi desteğiyle Üçüncü Asya Bölgesel Görev Gücü (Regional Task Force – RTF) Çalıştayı düzenlenmiş ve katılımcı ülkeler arasında bilgi ve deneyim paylaşımı sağlanmıştır.
Çalıştay süresince, denizden kaynaklanan plastik atıklarla mücadeleye ilişkin MARPOL Ek V, Londra Konvansiyonu ve Londra Protokolü ile FAO’nun Balıkçılık Araçlarının İşaretlenmesine İlişkin Gönüllü Kılavuzları başta olmak üzere ilgili uluslararası düzenlemeler ele alınmış; Hindistan ve Tayland, söz konusu sözleşmelerin onaylanması ve uygulanmasına ilişkin ulusal deneyimlerini paylaşmıştır. Ayrıca, MARPOL Ek V kapsamında Liman Devleti Kontrolü (Port State Control – PSC) eğitimi düzenlenerek deniz atıkları yönetimi, denetim prosedürleri ve uygulamada karşılaşılan zorluklara odaklanılmış; teorik ve gemi üzerinde gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerle liman devleti kontrol memurlarının denetim kapasitesinin güçlendirilmesi amaçlanmıştır. Etkinliklere Hindistan, Endonezya, Filipinler, Sri Lanka, Tayland, Doğu Timor ve Vietnam’dan temsilciler katılım sağlamıştır. (Kaynak: IMO Web Sitesi)
3. Komorlar, Avrupa Birliği Tarafından Finanse Edilen Proje Kapsamında Liman Güvenliği Kapasitesini Geliştiriyor
Komorlar’da düzenlenen bir haftalık eğitim programı, ulusal otoritelerin risk değerlendirmesi ve risk azaltımına yönelik kurumsal kapasitelerini güçlendirerek liman güvenliği alanında önemli bir ilerleme sağlamıştır. Eğitimler, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Uluslararası Denizcilik Örgütü liderliğinde yürütülen “Doğu ve Güney Afrika ile Hint Okyanusu’nda Liman Güvenliği ve Seyir Emniyeti Projesi” kapsamında gerçekleştirilmiştir. Proje, Komorlar dâhil olmak üzere dokuz ülkede deniz emniyeti ve güvenliğinin bölgesel ölçekte geliştirilmesini hedeflemekte olup, Afrika’nın 2050 Entegre Denizcilik Stratejisi ile uyumlu olarak uygulanmaktadır.
24–28 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen ilk aşamada, Komorlar’daki üç limanda görev yapan Liman Tesisi Güvenlik Görevlileri ile ilgili kurum temsilcileri, Uluslararası Gemi ve Liman Tesisleri Güvenliği Kodu (ISPS Kod) kapsamında güvenlik tatbikatlarının planlanması, icrası ve değerlendirilmesine yönelik teorik ve uygulamalı eğitimler almıştır. Eğitim süreci, liman sahasında gerçekleştirilen tam gün uygulamalı simülasyonla desteklenmiş; ISPS Kod’un, gemi ve liman tesislerinin güvenliğini sağlamak ve uluslararası deniz ticaretini korumak amacıyla oluşturduğu bütüncül çerçeve vurgulanmıştır.
1–5 Aralık 2025 tarihleri arasında düzenlenen ikinci aşamada ise katılımcılar, liman güvenliği risk analizleri yapma, mevcut tehditlere karşı etkili azaltıcı önlemler belirleme ve SOLAS Sözleşmesi ile ISPS Kod hükümlerine uygun Standart İşletim Prosedürleri (SOP) geliştirme konularında yetkinlik kazanmıştır. Program kapsamında acil durum yönetimi, kurumlar arası koordinasyon, olay müdahale mekanizmaları ile çevresel ve tehlikeli madde kaynaklı risklere yönelik tahliye ve kriz planları ele alınarak liman güvenliğinin sürdürülebilir şekilde güçlendirilmesi hedeflenmiştir. (Kaynak: IMO Web Sitesi)
4. Okyanusu Korumaya Yönelik İki Uluslararası Anlaşma 100. Üye Sayısına Ulaştı
Uluslararası deniz çevresinin korunmasına yönelik temel IMO düzenleyici araçlarından olan Uluslararası Balast Suyu ve Sedimentlerin Kontrolü ve Yönetimi Sözleşmesi (BWM Sözleşmesi) ile Gemilerde Zararlı Anti-Fouling Sistemlerinin Kontrolüne Dair Uluslararası Sözleşme (AFS Sözleşmesi), 100 Taraf Devlet eşiğine ulaşarak önemli bir küresel uygulama aşamasına gelmiştir. Bu gelişme, söz konusu sözleşmelerin uluslararası denizcilik sektörü tarafından geniş ölçekte benimsendiğini ortaya koymaktadır.
Solomon Adaları, 27 Kasım 2025 tarihinde BWM Sözleşmesi’ne onay belgesini sunarak bu sözleşmenin 100’üncü Taraf Devleti olmuştur. Bu onay, IMO’nun 34’üncü Asamblesi kapsamında gerçekleştirilmiştir. Ardından Ekvator Ginesi, 3 Aralık’ta hem BWM Sözleşmesi’ne hem de AFS Sözleşmesi’ne onay belgelerini tevdi etmiş; böylece AFS Sözleşmesi de 100 Taraf Devlete ulaşmış, BWM Sözleşmesi’nin taraf sayısı ise 101’e yükselmiştir.
Söz konusu onaylarla birlikte, balast suyu yönetimine ilişkin zorunlu düzenlemelerin kapsadığı küresel ticari gemi tonajı oranı %93,73 seviyesine ulaşırken, anti-fouling sistemlerine ilişkin düzenlemelerin kapsadığı ticari tonaj oranı %95,77 olarak kaydedilmiştir. Bu oranlar, sözleşmelerin deniz çevresinin korunmasında küresel ölçekte etkin bir uygulama alanına sahip olduğunu göstermektedir.
2004 yılında kabul edilerek 2017’de yürürlüğe giren BWM Sözleşmesi, gemiler aracılığıyla taşınan balast sularının zararlı sucul organizmaların yayılımını önleyecek şekilde yönetilmesini zorunlu kılmaktadır. 2001 yılında kabul edilip 2008’de yürürlüğe giren AFS Sözleşmesi ise deniz ekosistemine zarar veren belirli anti-fouling maddelerin gemilerde kullanımını yasaklamaktadır. Her iki sözleşme de IMO’nun deniz çevresinin korunmasına yönelik küresel düzenleyici çerçevesinin temel unsurları arasında yer almaktadır. (Kaynak: IMO Web Sitesi)
5. Pasifik Ada Ülkeleri Liman Devleti Kontrolü Uygulamasını Güçlendiriyor
Gelişmekte Olan Pasifik Küçük Ada Devletleri’nden (SIDS) üst düzey denizcilik yetkilileri, Liman Devleti Kontrolü (Port State Control – PSC) uygulamalarının güçlendirilmesine yönelik bölgesel bir atölye çalışması kapsamında, 8–10 Aralık 2025 tarihlerinde Yeni Zelanda’nın Auckland kentinde bir araya gelmiştir. Atölye çalışması, PSC politika ve prosedürlerinin etkin şekilde uygulanmasını desteklemeyi ve bölgesel kapasitenin artırılmasını amaçlamıştır.
Etkinlik kapsamında; IMO sözleşmelerinin ulusal mevzuata aktarılması, kurumsal ve idari yapılardaki eksiklikler, bölgesel politika uyumu, tespit edilen uygunsuzluklara yönelik takip mekanizmaları ve PSC denetim kapasitesinin geliştirilmesi gibi temel konular ele alınmıştır. Katılımcılar, PSC uygulamalarında karşılaşılan ortak zorluklar ve iyi uygulama örnekleri üzerine görüş alışverişinde bulunmuştur.
Atölye çalışmasının önemli bir bölümünü, operasyonel ortamda PSC denetim tekniklerine yönelik uygulamalı eğitimler oluşturmuştur. Bu eğitimler, Maritime New Zealand koordinasyonunda liman sahalarında gerçekleştirilmiş olup, denetim süreçlerinde pratik bilgi ve becerilerin geliştirilmesine katkı sağlamıştır.
Söz konusu faaliyetler, IMO–Güney Kore SMART-C Leaders Projesi kapsamında yürütülmüş; Birleşmiş Milletler Asya ve Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCAP), Dünya Denizcilik Üniversitesi (WMU) ve Tokyo Memorandumu (Tokyo MoU) gibi paydaşların katkılarıyla desteklenmiştir. Çalışmalar, Pasifik SIDS ülkeleri arasında iş birliğini güçlendirmeyi, IMO düzenlemelerine uyumu artırmayı ve Liman Devleti Kontrolü (PSC) ile Bayrak Devleti Denetimi (FSI) alanlarında sürdürülebilir kapasite gelişimini hedeflemektedir. (Kaynak: IMO Web Sitesi)
6. GHG-SMART Projesi ile Küçük Ada Gelişen Devletler (SIDS) ve En Az Gelişmiş Ülkelerde (LDC) Deniz Ulaştırmasının Dekarbonizasyonu İçin Kapasite Geliştiriliyor
Uluslararası Denizcilik Örgütü (Uluslararası
Denizcilik Örgütü), Gelişen Küçük Ada Devletleri (SIDS) ve En Az Gelişmiş
Ülkelerde (LDC) deniz taşımacılığının karbonsuzlaştırılmasına yönelik kapasite
geliştirilmesini amaçlayan GHG-SMART Programı kapsamındaki 2025 yılı eğitim
döngüsünü başarıyla tamamlamıştır. Program, söz konusu ülkelerin denizcilik
sektörlerinde iklim dostu dönüşümü desteklemeyi ve ulusal düzeyde politika
geliştirme kapasitelerini güçlendirmeyi hedeflemektedir.
Program kapsamında 13 farklı SIDS ve LDC’den toplam 23 denizcilik uzmanı, çevrim içi ve yüz yüze eğitimleri, etkileşimli çalıştayları ve uygulamalı görevleri içeren 12 aylık kapsamlı bir eğitim sürecini tamamlamıştır. Eğitim içeriği; denizcilikte sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik düzenleyici çerçeveler, politika araçları, temiz teknolojiler ve finansman mekanizmaları gibi temel başlıklardan oluşmuştur.
Katılımcılar, deniz taşımacılığında dekarbonizasyon sürecine ilişkin gerçek uygulama örneklerini inceleme ve benzer zorluklarla karşı karşıya bulunan ülkelerden meslektaşlarıyla tecrübe paylaşma imkânı bulmuştur. Program, özellikle SIDS ve LDC’lerin karşılaştığı finansman erişimi, teknik kapasite eksikliği ve düzenleyici uyum konularında pratik çözümler geliştirilmesine katkı sağlamıştır.
Programın son aşaması olan GHG-SMART Uygulamalı Eğitimi, Kasım 2025’te Güney Kore’nin Busan kentinde gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda katılımcılar; uygulamalı atölye çalışmalarına, teknik oturumlara ve denizcilik kurumları ile endüstriyel tesislere yönelik saha ziyaretlerine katılmıştır. Etkinlikte, uluslararası kuruluşlar ve uzmanlar tarafından denizcilikte yeşil dönüşüm sürecine ilişkin güncel gelişmeler paylaşılmıştır.
GHG-SMART Programı, IMO’nun 2023 Sera Gazı
Azaltım Stratejisi ile uyumlu şekilde, SIDS ve LDC’lerin denizcilik
sektörlerinde sürdürülebilir, düşük karbonlu ve rekabetçi bir yapıya geçişini
desteklemeyi amaçlamaktadır. Programın tamamlanmasıyla birlikte bugüne kadar 47
SIDS ve LDC’den 80’den fazla katılımcı eğitilmiş olup, başarılı adaylara
Uluslararası Denizcilik Üniversitesi’nde deniz enerjisi yönetimi alanında
yüksek lisans bursu imkânı da sunulmakta olduğu’’,
(Kaynak: IMO Web Sitesi)
Belirtilmektedir.
Sayın Üyelerimizin
bilgilerine rica ederiz.
Saygılarımızla,
Vapur
Donatanları ve Acenteleri Derneği
Emin
EMİNOĞLU
Genel
Sekreter
Dağıtım: Tüm üyelerimiz
